• TEFTİŞ SİSTEMİNİN NUR TOPU GİBİ BİR SORUNU (MU) OLDU
    TEFTİŞ SİSTEMİNİN NUR TOPU GİBİ BİR SORUNU (MU) OLDU
  • BAKANLIK MAARİF MÛFETTİŞİ ATAMALARI İPTAL
    BAKANLIK MAARİF MÛFETTİŞİ ATAMALARI İPTAL
  • 16. İL TEMSİLCİLER KURULU TOPLANDI
    16. İL TEMSİLCİLER KURULU TOPLANDI
  • XI. Uluslararası Eğitim Denetim Kongre Programı Yayınlandı
    XI. Uluslararası Eğitim Denetim Kongre Programı Yayınlandı
  • MEB den MÜFETTİŞLİK ATAMALARININ İPTALİNİ İSTEDİK
    MEB den MÜFETTİŞLİK ATAMALARININ İPTALİNİ İSTEDİK
  • BAKANLIK MAARİF MÜFETTİŞİ MÜLAKAT VE ATAMALARI İPTAL EDİLDİ
    BAKANLIK MAARİF MÜFETTİŞİ MÜLAKAT VE ATAMALARI İPTAL EDİLDİ
  • Dünya Emekçi Kadınlar Gününü Kutlarız
    Dünya Emekçi Kadınlar Gününü Kutlarız
  • MEB BakanYardımcısı Sayın İbrahim ER’e Ziyaret
    MEB BakanYardımcısı Sayın İbrahim ER’e Ziyaret
  • Basında TEM-SEN
    Basında TEM-SEN
  • Sayın Erkan AKÇAY’ı Ziyaret Ettik
    Sayın Erkan AKÇAY’ı Ziyaret Ettik
YARGITAY HUKUK GENEL KURULUNUN KARARI

 

Eğitim Müfettişlerini ilgilendiren; İlke kararı düzeyinde ve tüm adli yerler ile bu yöne ilişkin idari birimler yönünden de bağlayıcı olan, emsal niteliğindeki Yargıtay  Hukuk Genel Kurulunun 29.06.2011 günlü ve E: 2011/4-206, K: 2011/461 sayılı kararının 5.ve 7. sayfalarında

Anayasa’nın 160. Maddesine göre Sayıştay TBMM adına denetleme yapmak ve sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlamakla görevlidir. Anayasa’nın 9. Maddesine  göre yargı yetkisi, Türk Ulusu adına bağımsız mahkemelerce kullanılır. Mahkemeler, yargı gücünü kullanarak yargılanma yolları ile yasa kurallarını somut olaylara uygularlar ve taraflar arasındaki uyuşmazlıkları ve anlaşmazlıkları çözümlerler. 

Bu nedenle, TBMM adına denetim görevi yapan bir kuruluş, anayasal kuruluş olsa bile yargı organı olarak nitelenemez.

 Görüldüğü üzere bir yargı yeri olarak kabul edilmeyen Sayıştay’ın verdiği kararın da,  “Mahkeme ilamı” niteliğinde olduğu söylenemez.

Öyleyse bir kanun hükmünün uygulanmasında, yargı mercileri ile Sayıştay’ın yorumunun bağdaşmaması ve dolayısıyla farklı bir sonuca varılmış olması halinde, yargı mercilerinin yorumuna dayanan mahkeme ilamına değer verilmesi gerekir.

Nitekim hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmelerde; Sayıştay’ın verdiği kararın, aynı  konuda verilmiş bir yargı merciinin kararı karşısında, “ mahkeme kararı” olarak dikkate alınamayacağı hususu oybirliği ile benimsenmiştir.”

“……..ödeme yapılan İlköğretim Müfettişlerinin gündeliklerini 6542 sayılı Harcırah Kanunu’nun 33/(b) maddesine göre almalarının  hukuka uygun bulunduğunun kesinleşen idari yargı ilamlarıyla hükme bağlandığına göre,haksız fiil sorumluluğunun tespitinde Sayıştay Kararına değer  verilemez.”

Bir an için Sayıştay kararı gereğince kamu zararı oluşturduğu gerekçesiyle davalıların  sorumlu oldukları benimsenmiş olması halinde dahi, ödeme yapan davalılar, kendilerine ödeme yapılan ilköğretim müfettişlerine rücu etmek istediklerinde, yukarıda belirtilen idari yargı kararların bu rücuya hukuki açıdan engel oluşturacağı aşikardır. Dolayısıyla, böyle bir kabul halinde bir tarafta adli yargının zarardan sorumlu tutan kararı ile diğer tarafın zararın gerçekleşmediğini kesin olarak belirleyen idari yargı kararı arasında çelişki doğacak;  bu durum ise Anayasanın 2.maddesiyle toplum yaşamında eşitlik temeline dayanan hakça bir hukuk düzeni kurulmasını amaçlayan hukuk devleti ilkesine aykırı düşecektir.   denilmektedir.

Kararın tamamı egitimmufettisi@googlegroups üzerinden sizlerle paylaşılmıştır.Saygılarımızla

dosya

 

 

 



Yukarı Geri Ana Sayfa