• TEFTİŞ SİSTEMİNİN NUR TOPU GİBİ BİR SORUNU (MU) OLDU
    TEFTİŞ SİSTEMİNİN NUR TOPU GİBİ BİR SORUNU (MU) OLDU
  • BAKANLIK MAARİF MÛFETTİŞİ ATAMALARI İPTAL
    BAKANLIK MAARİF MÛFETTİŞİ ATAMALARI İPTAL
  • 16. İL TEMSİLCİLER KURULU TOPLANDI
    16. İL TEMSİLCİLER KURULU TOPLANDI
  • XI. Uluslararası Eğitim Denetim Kongre Programı Yayınlandı
    XI. Uluslararası Eğitim Denetim Kongre Programı Yayınlandı
  • MEB den MÜFETTİŞLİK ATAMALARININ İPTALİNİ İSTEDİK
    MEB den MÜFETTİŞLİK ATAMALARININ İPTALİNİ İSTEDİK
  • BAKANLIK MAARİF MÜFETTİŞİ MÜLAKAT VE ATAMALARI İPTAL EDİLDİ
    BAKANLIK MAARİF MÜFETTİŞİ MÜLAKAT VE ATAMALARI İPTAL EDİLDİ
  • Dünya Emekçi Kadınlar Gününü Kutlarız
    Dünya Emekçi Kadınlar Gününü Kutlarız
  • MEB BakanYardımcısı Sayın İbrahim ER’e Ziyaret
    MEB BakanYardımcısı Sayın İbrahim ER’e Ziyaret
  • Basında TEM-SEN
    Basında TEM-SEN
  • Sayın Erkan AKÇAY’ı Ziyaret Ettik
    Sayın Erkan AKÇAY’ı Ziyaret Ettik
TEM-SEN’DEN YÖNETMELİK TASLAĞIYLA İLGİLİ AÇIKLAMA

Sendikamızın Değerli Üyeleri ve Eğitim Müfettişleri,                           24/01/2011

20/01/2011 tarihinde Bakanlık Personel Genel Müdürlüğünün koordinesinde,  Eğitim Öğretim Bilim Hizmet kolunda faaliyet gösteren büyük sendika temsilcileri, Bakanlığın diğer birimlerinden ve illerden çağrılan temsilcilerin katılımıyla Bakanlıkta eğitim müfettişleri yönetmelik taslağı üzerinde çalışıldı. Çalışmaya sendikamızı temsilen yönetim kurulu olarak 3 kişi katıldık. Çalışmada üzerinde çalışılan taslakta, Bakanlığa sunduğumuz önerilerin pek çoğunun değerlendirildiğini, bazı maddelerin önerilerimiz doğrultusunda yeniden düzenlendiğini gördük. 

Yönetmeliğin isminden başlamak üzere bütün maddeleri üzerinde görüşler sunuldu. Biz daha önce “eğitim müfettişi google group” ta sendikamıza gönderdiğiniz görüşleriniz doğrultusunda oluşturduğumuz ve Bakanlığa sunduğumuz önerileri sizlerle paylaşmıştık.

Önemle üzerinde durduğumuz mutlaka düzeltilmesi gereken bazı maddeleri paylaşmak istiyoruz:

Öncelikle yönetmelikte “kurul” ifadesinin bulunmasını ve bunun 81 ilin de talebi olduğunu belirttik. Kabul gördü ve olacağı ifade edildi.

Görev alanında kanuna aykırı olarak yapılan düzenlemeyi kabul etmediğimizi belirtmemiz üzerine, konu tartışıldı ve katılanlar arasından sendikamız görüşüne destek sadece Hukuk Müşavirinden geldi. Hukuk müşaviri kanuna aykırı bir madde düzenlenemeyeceğini, kendilerinin buna olur vermeyeceklerini belirtti. Sonuç olarak görev alanı için kanuna aykırı bir madde düzenlenmeyeceği belirtildi.

Bizim önerimizle Eğitim Müfettişleri Başkanları toplantısı ilk defa bu yönetmelikte yer alacaktır. Bunun da “Eğitim Müfettişleri Başkanları Kurulu” olarak yönetmelikte yer almasını talep ettik. Bu kurul aracılığıyla 81 İl uygulamasında eşgüdümünün sağlanması, standart oluşturulması, denetim, teftişten yolluk gibi görev alanına giren bütün işlerde, İl özelinin getirdiği durumlar dışında, birliktelik sağlanacak olması çok önemli bir adımdır. Bakanlık Eğitim Müfettişleri Başkanlarını zaman zaman toplantıya çağırıyordu. Ancak, şimdi bunun yönetmelikte yer alması ve gündemli olarak yapılması toplantıya yeni bir boyut kazandıracaktır.    

Eş durum düzenlemesinin birçok meslektaşımızı rahatlatacağını gördük ve önerilerimizin dikkate alınmasından dolayı da teşekkür ettik.  

Sendikamızca; zorunlu hizmet bölgesi uygulamasından sonra zorunlu sekiz yıl uygulamasının yer değiştirme açısından dört ve beşinci bölge illerini rahatlatmadığı, doğu veya güneydoğu bölge illerinde çalışan meslektaşlarımıza kapı aralamadığı, sadece kendi bölgesi ve istediği bölge kapsamında yer değişliği getirdiği, bölge hizmetini tamamlamış müfettişlerin ikinci bir yer değişliğine tabi tutulmasının hukuki ve insani bir tarafının bulunmadığı, çerçeve yönetmelikte ve diğer kamu çalışanlarında da böyle bir uygulamanın olmadığı, uygulamanın ülkeye ve eğitime olumlu katkı sağlamayacağı, binleri geçen davalara muhatap olunacağı belirtildi. Bakanlık yetkilileri, teftiş sisteminin kaliteli, verimli çalışmasına ihtiyaç olduğunu, bir ilde uzun süre çalışılmasının dinamik bir yapı oluşturulmasının önünde engel olduğu ifade edildi. Müfettişin verimli çalışmasının yolunun bir ilde uzun süre çalışmamasına bağlı olduğu açıklandı. Bunun üzerine Sendikamızca; uygulamanın ülkemiz, eğitim sistemimiz, eğitim çalışanlarımız, genç, deneyimli, doğuda, batıda, güney ve kuzey bölgelerimizde çalışan meslektaşlarımız açısından değerlendirildiğinde hiç bir yönden yarar sağlamadığı görüşümüzü yeniden açıkladık. Aksine zaman ve maddi kaynak kaybına neden olacağı, Bakanlığın binleri aşan davalara muhatap olacağı bildirildi. Kazanılmış hakların korunmasına özen gösterilmesini beklediğimizi, gerekirse ve ihtiyaç ortaya çıktığında kazanılmış hakların korunması amacıyla yargıya gideceğimizi belirttik.

Değerli meslektaşlarım,

Bir mesleğin kurumsallaşması ve kurum kültürü oluşmasının bir ölçüsü de, o mesleğe özgü değerlerin olması, yerleşmesi ve bütün meslek mensupları tarafından benimsenerek uygulanmasına bağlıdır. Bu değerlerin içinde mesleki dayanışmanın oluşu çalışan bireyleri motive eden, güven veren bir değerdir. Mesleki dayanışmanın iyi işlediği kurumlardaki çalışanlar, olumsuz bir durumla karşılaştığında,  meslektaşlarının kendisine sahip çıkacağını bildiğinden o meslek mensubu olmaktan gurur duyarlar.  Yine mesleki dayanışmanın olduğu kurumlarda, meslektaşlar arasında doğu-batı, genç-yaşlı, ben iyi-sen kötü, 1970-1990-2007-2006 çalışanı gibi ayrımların olması düşünülemez. Kişisel gelişim evrimini tamamlamış, olgunlaşmış bireyler, “ben”den “bize” geçişi de başarmışlardır.  Bütün olmak, bütün olarak tek yürek olabilmek, “ben” merkezli düşüncenin ötesine geçerek “biz” merkezli düşünebilmeyi gerektirir. Bu bağlamda, eğitim müfettişleri olarak bizler tek yürek, tek yumruk olmalıyız. Bu tek yürek ve tek yumruğun sözlü ve yazılı olarak dışa vurumunun adresi TEM-SEN’dir. Zaten uygulamada da bu böyle bilinmektedir. Bakanlığın yönetmelik taslağıyla ilgili çalışmasına katılan herkes bir kez daha gördü ki, eğitim müfettişlerinin sesi TEM-SEN’dir. Yönetmelikle ilgili toplantıyı yöneten Bakanlık yetkilisi, maddelerle ilgili olarak katılanların görüşünü dinledikten sonra, “TEM-SEN ne diyor  diye sendikamızın görüşünü sorması da bunun bir göstergesidir.

Şimdi taslakta yer alan ve büyük bir kısım meslektaşlarımızı rahatsız eden, bir kısım meslektaşlarımızın ise uygulanmasını istediği “sekiz yıl” zorunlu yer değişikliğini, Eğitim Müfettişlerinin temsilcisi TEM-SEN, gelen görüşlerle birlikte çok boyutlu olarak değerlendirmek zorundadır.  Hem zorunlu beş bölgede çalışması, hem de sekiz yılı birlikte değerlendirmek gerekir. Tek başına sadece sekiz yılı değerlendirmek ve mesleki yenilenmenin tek yolunun bu olduğunu ileri sürmek bizi yanlışa götürebilir. Sendikamıza sunulan her görüş değerlidir. Ancak, sendikamıza sunulan görüş “Tek doğru bu görüştür. Sendika bunu savunsun. Başka doğru yoktur. Sendika bu görüşü savunmazsa……”  şeklinde yüzeysel ve tek boyutlu bir değerlendirme sonucu iletilen görüş diğer tüm görüşleri dışlamaktadır. Oysa sendikanın hiçbir görüşü dışlamaya hakkı yoktur. Bu nedenle Sendika tek tek bireylerin taleplerini değerlendirmenin yanında sisteme bütün olarak bakmak ve  biz” merkezli düşünmek durumundadır. Hiçbir bilimsel temele oturmayan, tamamen kişisel gözlemler sonucunda ulaşılan bir yargının uygulanması için dayatılması bizi “biz” olmaktan çıkarır. Bu öznel değerlendirmeler sonucu, getirilmeye çalışılan uygulamalarla mesleğin geleceğinin karartılmaya çalışıldığı görülemez. Elbette her birey kendisi için uygun, rahat bir çalışma ortamı isteme hakkına sahiptir. Bu hak için mesleğin içinin boşaltılmasına, standart dışı bir meslek haline getirilmesine seyirci kalması düşünülemez. 

2007 yılında, bulundukları ilde zorunlu çalışma süresinden çok fazla süre çalışmak zorunda bırakıldığı için haklı olarak tepki gösteren ve TEM-SEN’i hak etmediği bir şekilde acımasızca eleştiren sevgili meslektaşlarımızın bugün sesleri çıkmıyor. “Bana uygunsa iyi uygulama, değilse vurun TEM-SEN’e” mantığıyla teftiş sisteminin daha iyi yerlere taşınması, müfettişin niteliğinin artırılması mümkün görülmemektedir. Bütün bunları ifade ederken, müfettişin daha iyi şartlarda, daha gelişmiş illerde çalışarak çocuklarının okul, hastane, tiyatro v.b.  sıkıntısı çekmeden çalışabileceği ortamların olması gerektiğine inanıyoruz. Bunun için 17. Milli Eğitim Şurasında alınan karar gereğince, eğitim müfettişliğinin merkeze bağlı olarak ihtiyaç kadar oluşturulacak çalışma merkezlerinde yeterli sayıda ve branşta müfettiş bulundurularak, branşında denetim esasına göre yapılandırılmasını istiyoruz. Bu konuda bütün eğitim müfettişleri tek yumruk, tek yürek olarak mücadeleye devam edersek sonuç alacağımıza inanıyoruz. Yunus Emre’nin deyişini biz farklı uyarladık. “Gelin birlik olalım/İşi kolay kılalım/Sevelim sevilelim/Bu dünya çocuklarımıza kalır.”

Değerli üyelerimiz, mevcut denetim sisteminde, bu kısır döngü dün yaşandı, bugün yaşanıyor, yarın yine yaşanacaktır. Yönetmelik taslağındaki maddeler en ideal şekilde düzenlense bile sonuç yine kargaşa,  dengesiz dağılım, huzursuzluk ve çıkmaz sokaktır. Tüm bu sorunların çözüm yolunun, teftiş sisteminin yeniden yapılanması ve eğitim müfettişlerinin merkeze bağlanarak ihtiyaç kadar oluşturulacak çalışma merkezlerinde bulundurulması olduğunu biliyoruz. Geçici çözümler yerine esas bunun için mücadele etmeliyiz. Saygılarımla

                                                                                              Mehmet PINARDAĞ

                                                                                                   Genel Başkan



Yukarı Geri Ana Sayfa