• TEFTİŞ SİSTEMİNİN NUR TOPU GİBİ BİR SORUNU (MU) OLDU
    TEFTİŞ SİSTEMİNİN NUR TOPU GİBİ BİR SORUNU (MU) OLDU
  • BAKANLIK MAARİF MÛFETTİŞİ ATAMALARI İPTAL
    BAKANLIK MAARİF MÛFETTİŞİ ATAMALARI İPTAL
  • 16. İL TEMSİLCİLER KURULU TOPLANDI
    16. İL TEMSİLCİLER KURULU TOPLANDI
  • XI. Uluslararası Eğitim Denetim Kongre Programı Yayınlandı
    XI. Uluslararası Eğitim Denetim Kongre Programı Yayınlandı
  • MEB den MÜFETTİŞLİK ATAMALARININ İPTALİNİ İSTEDİK
    MEB den MÜFETTİŞLİK ATAMALARININ İPTALİNİ İSTEDİK
  • BAKANLIK MAARİF MÜFETTİŞİ MÜLAKAT VE ATAMALARI İPTAL EDİLDİ
    BAKANLIK MAARİF MÜFETTİŞİ MÜLAKAT VE ATAMALARI İPTAL EDİLDİ
  • Dünya Emekçi Kadınlar Gününü Kutlarız
    Dünya Emekçi Kadınlar Gününü Kutlarız
  • MEB BakanYardımcısı Sayın İbrahim ER’e Ziyaret
    MEB BakanYardımcısı Sayın İbrahim ER’e Ziyaret
  • Basında TEM-SEN
    Basında TEM-SEN
  • Sayın Erkan AKÇAY’ı Ziyaret Ettik
    Sayın Erkan AKÇAY’ı Ziyaret Ettik
TEFTİŞ SİSTEMİNİN NUR TOPU GİBİ BİR SORUNU (MU) OLDU

Milli Eğitim Bakanlığında son on yılda bir iki yıl arayla yapılan yasal düzenlemeler Teftiş Sistemini alabora etmişti. Milli Eğitim Bakanlığında teftiş sisteminin değişmesine, gelişmesine, iyileşmesine istikrarlı ve etkin bir teftiş sisteminin oluşmasına, teftiş ve rehberlik hizmetlerindeki aksamaların giderilerek eğitim ve öğretimde nitelik sorunlarının ortadan kaldırılmasına, mevcut Müfettiş kadrolarının verimli değerlendirilmesine, dengeli dağılımına, katkı sağlayacak, eğitim paydaşlarının değişen talep ve beklentilerini dikkate alan yeni bir yasal düzenleme yapılmasını beklerken;   

05.07.2021 Tarih ve 78 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile “MADDE 1- 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 320 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki bent eklenmiş ve sonraki bent buna göre teselsül ettirilmiştir. “e) Eğitim müfettişlerinin çalışmalarının koordinasyonu ile rehberlik ve denetim hizmetlerinin yürütülmesinde bütünlüğü sağlamak,” MADDE 2- 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 327 nci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir. “(3) İl milli eğitim müdürlüklerinde, her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarının rehberlik, işbaşında yetiştirme, denetim, değerlendirme, inceleme, araştırma ve soruşturma hizmetlerini yürütmek üzere 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 24 üncü maddesi uyarınca eğitim müfettişi ve eğitim müfettiş yardımcısı istihdam edilebilir. Eğitim müfettişi ve eğitim müfettiş yardımcısı, mali ve sosyal hak ve yardımlar ile diğer özlük hakları bakımından 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 30 uncu maddesi uyarınca maarif müfettişi ve maarif müfettiş yardımcısına denktir.” MADDE 3- Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi yayımı tarihinde yürürlüğe girer. MADDE 4- Bu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.” şeklinde bir düzenleme yapıldı.

Bu düzenleme o kadar çok belirsizlik içermektedir ki belirsizliğe yönelik yapılacak her açıklama soru sormaktan öteye gidemeyecektir. Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde kanunlarda olduğu gibi gerekçeye yer verilmiş olsaydı niyet okuyuculuktan hepimiz arınmış olacaktık. Düzenlemeye ilişkin bir yaklaşım geliştirebilmek, toplam 89 sözcükten ibaret kararname yönünden mümkün değildir. Bu sebeple düzenlemeyi “belirli” hale getireceğini ümit ettiğimiz ya yeni bir düzenleme ya da kararnameyi açıklayan yönetmeliği beklemek zorunlu hale gelmiştir.

Yeni bir düzenleme vazedilinceye ya da kararnameyi açıklayan yönetmelik tesis edilinceye kadar aşağıdaki hususları Tarih Baba’nın, Devlet Ana’nın derin belleğine emanet etmek gerekmiştir.

Bilim yansız değil yanlıdır. Bilimin yan’ı insandır, insanlıktır. Ama bilim öfkesizdir ve öfkenin de bilimi yoktur. “Yeni Düzenleme” ye eğitim bilimin hukuk biliminin ışığında bakıldığında dahi böylesi bir düzenlemeyi nasıl bir ister’in, nasıl bir gereksinimin karşılığı olarak nitelemek gerektiği hususu hepimize meçhuldür. Sahi bu düzenleme neden yapılmıştır? Teftiş sistemi bir bütün olarak kavranmadan, teftiş sistemine bütünlüklü bir yaklaşımla bakılmadan yeni görev tanımları, yeni unvanlar, yeni terimler ile teftiş sistemine ait sorunların çözüleceğini düşünmek diğer bir ifade ile eğitimde niteliği yakalamayı düşünmek mümkün değildir. Nitekim son on yıllık yasama ve yönetsel tasarruf portresi ile yargısal gerçeklik düzeyinde saptanan hususlar bunun somut göstergesidir. Görülen odur ki yapılan bu düzenleme ile teftiş sisteminin sorunlarının çözümü, benimsenmemiştir. Yıllardır alınan kararlar ve uygulamalar nedeniyle mağdur edilen bu mağduriyetleri yargı mercilerince de tescillenen Maarif Müfettislerine yapılan haksızlıklar yine giderilmemiştir.



Yukarı Geri Ana Sayfa