Yazarlar

Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Müfettiş Yardımcılığı sınav süreci nihayet tamamlandı. 14.11.20222 tarihi itibariyle 330 civarında eğitim müfettişi ataması yapılmak suretiyle süreç sonuçlandırıldı. Oysa ‘Eğitim Müfettiş Yardımcılığı Yarışma Sınavı Duyurusu’ ilk yayımlandığında 750 kadro ihdas edildiği belirtilmiş ancak sonuçta boş kadroların yarısının bile doldurulamadığı görülmüştür. Bu durumun sebeplerine geçmeden önce yeni atanan meslektaşlarımızı tebrik ediyor, görevlerinde üstün başarılar diliyoruz. Bu koşullar altında müfettişlik mesleğini seçmek gerçekten de her türlü övgünün üstünde olsa gerektir. 

Neden önceki zamanlarda oldukça revaç gören bir meslek bu hale geldi?

Bunda ne yazık ki Bakanlığımızın son 10 yılda yapmış olduğu olumsuz yöndeki politikaların payı çok büyüktür. En basit tanımlamayla bir meslek grubunun hem de 1824 yılından beri var olmuş olan bir meslek grubunun kısa zaman diliminde, en basitinden isminde meydana gelen değişiklikler yaşanan her şeyi anlatmaya yeterlidir. Oysa yönetimin sacayaklarından birisi olan denetim olgusunun ortadan kaldırılamayacağı yaşanan süreçte gün gibi ortaya çıkmış ve son olarak eğitim müfettişliği kadrolarının yeniden ihdas edilmesiyle birlikte kendisini bir zorunluluk olarak dayatmıştır. 

Eğitim Müfettişliğine başvurunun neden bu kadar az olduğu sorusuna tekrar dönecek olursak;

Öncelikle yukarıda bahsedilen yaşanmışlıklar mesleğimize büyük oranda itibar kaybettirmiştir. Unutmayalım ki, birkaç ay öncesinde illerde görevli olan ‘Maarif Müfettişi’ kadroları şahsa bağlı olarak çalışmakta olan bizler adımızdaki müfettiş ibaresi dışında resmiyette müfettiş bile değildik. Böyle bir durumda nasıl saygınlıktan bahsedilebilir. Kimi üst düzey yetkililerin zaman zaman ‘sizleri bu müfettişlerden kurtaracağız’ şeklindeki beyanları ve uygulamaları olduğu bir sistemde hangi saygınlıktan bahsedilebilir. Bakanlığa müfettiş seçiminde adeta ‘Sen Gel Sen Gelme’ şeklindeki yaklaşımın ortaya çıkardığı iklimde nasıl saygın olunabilir. Evet, mesleğimiz üzerindeki bütün bu yaşanmışlıklar hem biz müfettişler hem de diğer ilgililer nazarında mesleğin saygınlığı noktasında olumsuzluklar oluşturmuştur. Bir de buna illerde görev yapan eğitim müfettişlerinin başta ücret olmak üzere özlük haklarında oluşan dezavantaj eklenince Eğitim Müfettiş Yardımcılığına neden bu kadar az başvuru yapıldığı anlaşılmaktadır. 

Bütün bunlara rağmen bizler mesleğimizin geleceği açısından umutluyuz. 

Çünkü milli eğitim sisteminin en önemli unsurlarından olan denetimin ne kadar önemli olduğu yukarıda bahsedilen olumsuz süreçlerin doğurduğu sonuçlardan sonra gayet iyi anlaşılmış oldu. Şimdi yapılması gereken, müfettişlik mesleğine hak ettiği saygınlığı kazandıracak politikalar üretmek olmalıdır. Bunu yaparken biz Eğitim Müfettişlerinin de görüş ve düşüncelerine başvurulması oluşturulacak politikaların doğru istikamette olmasının en önemli güvencesi olacaktır.

Sonuç olarak uzun bir süreden sonra mesleğimize taze kan olarak gelen meslektaşlarımıza bir kere daha hoş geldiniz diyor, mesleğimizin aydınlık geleceği adına nereye atanmış olurlarsa olsunlar görevlerine başlamalarını tavsiye ediyoruz.

TPL_BACKTOTOP