• TEFTİŞ SİSTEMİNİN NUR TOPU GİBİ BİR SORUNU (MU) OLDU
    TEFTİŞ SİSTEMİNİN NUR TOPU GİBİ BİR SORUNU (MU) OLDU
  • BAKANLIK MAARİF MÛFETTİŞİ ATAMALARI İPTAL
    BAKANLIK MAARİF MÛFETTİŞİ ATAMALARI İPTAL
  • 16. İL TEMSİLCİLER KURULU TOPLANDI
    16. İL TEMSİLCİLER KURULU TOPLANDI
  • XI. Uluslararası Eğitim Denetim Kongre Programı Yayınlandı
    XI. Uluslararası Eğitim Denetim Kongre Programı Yayınlandı
  • MEB den MÜFETTİŞLİK ATAMALARININ İPTALİNİ İSTEDİK
    MEB den MÜFETTİŞLİK ATAMALARININ İPTALİNİ İSTEDİK
  • BAKANLIK MAARİF MÜFETTİŞİ MÜLAKAT VE ATAMALARI İPTAL EDİLDİ
    BAKANLIK MAARİF MÜFETTİŞİ MÜLAKAT VE ATAMALARI İPTAL EDİLDİ
  • Dünya Emekçi Kadınlar Gününü Kutlarız
    Dünya Emekçi Kadınlar Gününü Kutlarız
  • MEB BakanYardımcısı Sayın İbrahim ER’e Ziyaret
    MEB BakanYardımcısı Sayın İbrahim ER’e Ziyaret
  • Basında TEM-SEN
    Basında TEM-SEN
  • Sayın Erkan AKÇAY’ı Ziyaret Ettik
    Sayın Erkan AKÇAY’ı Ziyaret Ettik
BU TASARI MUTLAKA YENİDEN GÖZDEN GEÇİRİLMELİDİR.

Milli Eğitim Bakanlığınca hazırlanıp, Türkiye Büyük Millet Meclisine sevk edilen tasarı mutlaka yeniden gözden geçirilmeli, eksiklikleri giderilmelidir. Aksi takdirde tamiri zorlaşacak daha karmaşık ve tehlikeli durumlar ortaya çıkabilir.

İyi yapılandırılmış bir denetim sistemi; Milli Eğitim Bakanının veya üst yönetiminin gözü, kulağı, karar almalarında en önemli referans kaynağıdır.

Özellikle TBMM’ye sunulan yasadaki denetim fonksiyonuyla ilgili yanlış düzeltilemezse,   bakanlar ve üst yöneticiler önemli işlevleri olan bu fonksiyondan yararlanamayacakları gibi bu alanın sıkıntılarıyla uğraşmak zorunda kalacaklardır.

Yasa Tasarısı incelendiğinde;  Rehberlik ve Denetim Başkanlığı ve İl Milli Eğitim Müdürlükleri bünyesinde oluşturulacak Eğitim Denetmenleri Başkanlıklarından oluşan Sekseniki birimli denetim yapılanmasının devam ettiği görülmektedir.

Bu yapı devam ettiği sürece; Ülke genelinde Eğitim Müfettişlerinin dengeli ve etkin bir şekilde dağılımlarının sağlanması mümkün değildir. Geçmiş uygulamalar bunun en büyük kanıtıdır.

Mevcut denetim sistemiyle ilgili düzenlemedeki yanlışlar ve düzeltilmesi için yapılması gerekenler:

1-    Ekonomik ve verimli olmayan, bu düzenleme yerine;

Merkez teşkilatına bağlı olarak, coğrafi durumu,  sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyleri, nüfusları personel ve kurum sayısı, vb. dikkate alınarak belirlenecek uygun illerde çalışma merkezleri kurularak  Eğitim Müfettişleri Başkanlıkları oluşturulur ” şeklinde yeni bir düzenleme yapılmalıdır. Öncelikle Büyükşehir statüsünde olan illerde olmak üzere oluşturulacak Eğitim Müfettişleri Başkanlıkları sayısı yirmibeşi geçmemelidir. Diğer iller kendilerine yakın Eğitim Müfettişleri Başkanlıklarına bağlanmalıdır. Eğitim Müfettişleri Eğitim Müfettişleri Başkanlıklarında istihdam edilmelidir.

Şöyle ki;

Eğitim öğretim hizmetlerinin etkinliği, etkiliği ve kalitesindeki verim düşüklüğüne yönelik ciddi eleştiriler bulunmaktadır. Sistemdeki bu verim düşüklüğünün giderilebilmesinde, denetim fonksiyonunun rehberlik ve danışmanlık yönünün ön plana çıkarılması önem arz etmektedir. Rehberlik ve danışmanlığın ön plana çıkarılması Bakanlığın bilgi ve deneyime sahip, yönetim politikaları, amaç ve hedeflerine hakim, alanında uzmanlaşmış Eğitim Müfettişlerince olabilecektir. 

Milli Eğitim Bakanlığı’nda denetim hizmetlerinin etkin ve verimli yürütülebilmesi için, merkez ve taşradaki tüm denetim birimlerinde hukuki, iktisadi, idari, bilişim hizmetleri ve eğitim öğretim hizmetleri ile ilgili, alanlarında uzmanlaşmış Eğitim Müfettişlerinin istihdam edilmesi de gerekmektedir. 

Milli Eğitim Bakanlığı denetim evreni, eğitim öğretimle ilgili 137 alan/branşla ilgili temel hizmetlerin yanında hukuki, iktisadi, idari ve bilişimle ilgili uzmanlık alanlarından oluşmaktadır.

Sekseniki birimli denetim yapısıyla merkezi yapıda bir denetim hizmeti sunulmayacağından illerde etkili bir denetim yapılabilmesi için iş yükü ve hizmet çeşitliliği dikkate alınarak farklı uzmanlıklara sahip denetim birimleri oluşturulabilmelidir.

Türk eğitim sistemindeki, kurum, iş çokluğu ve çeşitliliği göz önüne alındığında iyi bir denetim takımının kurulabilmesi için her birimde eğitim öğretim alanı yanında hukuki, iktisadi, idari ve bilişim hizmetleri dahil her ilde asgari 100 denetim elemanı istihdam edilmesi gerekmektedir. Bu durumda bu yapıyla denetim hizmetinin sunulması için toplamda yaklaşık  8200 Eğitim Müfettişi kadrosuna ihtiyaç vardır. 

Bu nedenle böyle bir uygulama için taslakta ön görülen 5000 denetim elemanı kadrosunun yetmeyeceği ortadadır.

8200 Eğitim Müfettişinin yapacağı iş daha az  Eğitim Müfettişi kadrosuyla yapılmaya çalışılırsa Eğitim Müfettişlerinin iş yükü artacağından uzmanlığa dayalı, kaliteli, etkin ve verimli bir denetim hizmeti sunulamayacaktır. 

Mevcut tasarıya göre 20-30 bin nüfuslu bir ilde de, 4-5 milyon nüfuslu bir ilde de ortalama 100 denetim elamanı görevlendirilmesi gerekecektir. Bu illerin iş yükü ve beklentileri aynı düzeyde olmayacağından, denetim kaynağının bir kısmı atıl kapasite ile çalışırken, bir kısmı çok yoğun bir iş yükü ile karşı karşıya kalacaktır. Ayrıca, bu güne kadar yaşananlar göstermiştir ki, illerde görev yapan denetim elemanı kaynağı iller düzeyinde ihtiyaç analizlerine dayalı ve dengeli bir şekilde dağıtılamamıştır. Halen bazı illerimiz de 1-2 denetim elemanı ile işlerin yürütülmeye çalışılması bunun en büyük kanıtıdır.  

Oysa 

İstenilen alan uzmanlarıyla donatılmış, merkezi birime bağlı yaklaşık yirmibeş Eğitim Müfettişleri Başkanlıkları kurulmuş olsa nasıl dağıtılacağı, iş yükünün nasıl dengelenebileceği belirsiz 5000 Eğitim Müfettişi kadrosu yerine  2.500 Eğitim Müfettişi kadrosu ile daha ekonomik, etkin ve verimli bir hizmet sunulabilecektir.  

2- Türk kültür, örf ve gelenekleri ile yıllardır süre gelen hukuk sistemimiz içerisinde belirli isimler altında vücut bulmuş doktor, hakim, mühendis, öğretmen, müfettiş gibi meslek unvanlarının yenilik adına değiştirilmesinin bu mesleklere katkı vermemektedir. Hatta zarar verdiği yakın geçmişte yapılan müfettiş unvanının denetçi – denetmen şeklinde değiştirilmesiyle yaşanan olumsuzluklar açık bir şekilde ortaya koymuştur. Bu nedenle yeni tesis edilecek denetim sisteminde Eğitim Müfettişi unvanının kullanılması daha doğru olacaktır.

3–  Alanın asıl uzmanları  olan öğretmenlik mesleğinden gelecekler için 8 yıl tecrübe ve mesleki deneyim istenirken öğretmenlik dışındaki alanlardan seçileceklerden hiçbir deneyim ve tecrübe istenmeyecek olması rehberlik ve danışmanlık faaliyetlerinin öncelikli olduğu bir yapı ile çelişmektedir.  O alanlardan sisteme dahil edileceklerden de mutlaka mesleki tecrübe ve deneyim istenmelidir. Diğer taraftan, her hangi bir iktisat fakültesi mezununu KPSS sonucu ile alıp, alanında rehberlik ve danışmanlık yapabilecek nitelikte görüp, eğitim fakültesi mezununa yetersiz muamelesi yapılması eğitimcilere haksızlıktır. 

Denetim, rehberlik ve danışmanlık belli bir mesleki birikim, deneyim ve tecrübe isteyen işlerdir. Bu nedenle, hangi alandan olursa olsun mutlaka öğretmenlerden ne kadar isteniyorsa o meslek mensuplarından da o kadar tecrübe ve deneyim istenmelidir. Bu süre 5 yıldan az olmamalıdır. 

4– Eğitim Müfettişleri arasında Eğitim Başmüfettişi, Eğitim Müfettişi, Eğitim Müfettiş Yardımcı şeklindeki kariyer sınıflandırılmasına devam edilmelidir.

5 Denetim elemanlarının, görev tanımları aynı olmasına rağmen farklı özlük haklarıyla denetim hizmeti sunacak olmaları hukuka aykırı olup, aynı zamanda çalışma barışını  olumsuz etkileyecektir.



Yukarı Geri Ana Sayfa