• TEFTİŞ SİSTEMİNİN NUR TOPU GİBİ BİR SORUNU (MU) OLDU
    TEFTİŞ SİSTEMİNİN NUR TOPU GİBİ BİR SORUNU (MU) OLDU
  • BAKANLIK MAARİF MÛFETTİŞİ ATAMALARI İPTAL
    BAKANLIK MAARİF MÛFETTİŞİ ATAMALARI İPTAL
  • 16. İL TEMSİLCİLER KURULU TOPLANDI
    16. İL TEMSİLCİLER KURULU TOPLANDI
  • XI. Uluslararası Eğitim Denetim Kongre Programı Yayınlandı
    XI. Uluslararası Eğitim Denetim Kongre Programı Yayınlandı
  • MEB den MÜFETTİŞLİK ATAMALARININ İPTALİNİ İSTEDİK
    MEB den MÜFETTİŞLİK ATAMALARININ İPTALİNİ İSTEDİK
  • BAKANLIK MAARİF MÜFETTİŞİ MÜLAKAT VE ATAMALARI İPTAL EDİLDİ
    BAKANLIK MAARİF MÜFETTİŞİ MÜLAKAT VE ATAMALARI İPTAL EDİLDİ
  • Dünya Emekçi Kadınlar Gününü Kutlarız
    Dünya Emekçi Kadınlar Gününü Kutlarız
  • MEB BakanYardımcısı Sayın İbrahim ER’e Ziyaret
    MEB BakanYardımcısı Sayın İbrahim ER’e Ziyaret
  • Basında TEM-SEN
    Basında TEM-SEN
  • Sayın Erkan AKÇAY’ı Ziyaret Ettik
    Sayın Erkan AKÇAY’ı Ziyaret Ettik
8.Uluslararası Eğitim Denetimi Kongresi Antalya’da Gerçekleştirildi

20161017_144355

Sendikamız ve İstanbul Üniversitesi işbirliğinde düzenlenen 8.Uluslararası Eğitim Denetimi Kongresi 13-15 ekim tarihleri arasında  Antalya’da gerçekleştirildi. Yüzlerce Bilim İnsanının bir araya geldiği kongrede, Genel Başkanımız Nermin TAŞCIOĞLU, Kongre Eş Başkanı olarak yaptığı konuşmada;

“Ülkemizin ve insanımızın geleceği olan eğitim sektörüne katkı sunmaya kendini adamış değerli eğitimcilerimiz,

Yurdumuzun dört bir köşesinden gelerek aramıza katılan değerli meslektaşlarımız,

Sivil Toplum kuruluşlarının ve basınımızın değerli temsilcileri,

Eğitim Denetimi sistem ve işleyişini bilimsel ve çağdaş bir yapıya kavuşturma yolunda sürdürülen mücadelelerin en önemli ve etkili ayağını oluşturan “ Uluslararası Eğitim Denetimi Kongresinin”  sekizincisine hoş geldiniz diyor, sizleri saygı ve sevgiyle selamlıyorum.

Her biri birbirinden farklı sekiz  hikayesi olan kongremizin  her  yıl  yerleri değişti, konuları, konuşanları, yöntemi değişti ve gelişti. Kongremizde değişmeyen tek unsur vardı; o da amacı.

Her şey eğitim içindi

Her şey insan içindi

Her şey  vatan içindi

Amaç bu kadar kutsal olunca ne müfettişler, ne sendika ne de eğitim bilimciler vazgeçti bu kutsalımızdan.

Kongremize Uzak yakın, sıcak soğuk demeden hiçbir maddi gelir beklemeden,  dünyanın bir çok ülkesinden ve ülkemizden bilim insanları  katılımları ve katkıları ile bize soluk verdiler bize  güç verdiler.

Maarif müfettişleri ve  sendika olarak her birinize  müteşekkiriz.

Ülkemiz şuan ciddi sorunlar yaşıyor, iç ve dış hain mihrakların saldırısı altında savaş veriyor.  Adeta topyekün bu amansız savaşın içindeyiz.

TEM-SEN  olarak içinde bulunduğumuz bu şartları değerlendirerek kongre dizisine ara vermeyi düşünmedik. Kapsam daraltılabilir, katılım sınırlı tutulabilir yurt dışından gelecekler bizi yalnız bırakabilir ama  olsun Vatan için millet için geleceğimizi emanet edeceğimiz çocuklarımızın eğitimi için bilim meş’alesi devamlı yanmalı dedik.

Çünkü,

Yüce Atatürk’ten  öğrendik ki savaş iki alanda aynı zamanda yürütülebilir. Büyük lider 14 Temmuz 1921’de Maarif kongresini  topladığında Hakimiyeti Milliye Gazetesi Şunları Yazmıştı. ”Cephelerde felah ve istiklal ordusu Yunanla mücadele ederken Ankara’da  muallimler ordusu cehalete karşı müdafaa programı hazırlıyor. Harp ve Maarif cephelerinin ikisinde de faaliyet var. Milli ordu Vatandan düşmanı , Muallimler ordusu da cehalet ve zulmeti kovmak için mücadele ediyor. İki hizmetin aynı anda tecellisi ulvi  bir tesadüftür.

Bu gün burada bulunan eğitim sevdalılarının hangi ortamda buraya geldiklerinin anlamı büyüktür.

Eğitim denetimi kongremizin sekizincisinin  tarihine bu not düşülecektir.

Önemli olan Ülkenin ve insanların gelecek garantisidir. Bu garanti ise devletin demokratik sosyal hukuk devleti olması yanında  tüm kurum ve kuruluşlarıyla  güçlü olmasına bağlıdır.

Devletin  zaafa uğramaması kötü emelleri hain planları olanların  tuzağına düşmemesi gerekir. Bunun İçinde güçlü istihbarat ve denetim ağına  sahip olması şarttır. (Olmazsa Olmazdır)

Son 10-15 yıllık sürece bakıldığında  denetim kuruluşlarının görevlerini etkin şekilde yerine getirdiği söylenemez. Bilerek yada bilmeyerek denetim adeta yok edildi.

Bu yüzden yönetme sorumluluğu taşıyanların, kurum ve kuruluşlar da yaşanan ve yaşanabilecek tehlikelerden haberi olmamıştır.

Bugün ülkemizin yaşadığı hain-sinsi girişimin devletin en ciddi  gücü olan denetim birimlerince tespiti mümkün olabilirdi. önlenebilirdi belkide.

Bu sinsi hain girişimin ülkemize, demokrasimize ekonomimize topyekun devlet ve insan kaynaklarımıza verdiği zararların telafisi çok uzun zaman alacaktır.
Denetim; yönetimin gözü, kulağı, kolu bacağıdır.

Denetim, devletin garantisidir. Denetimi etkisizleştirmek, zaafa uğratmak yönetimin yapabileceği en son hatadır. Bu hatanın bedeli de altından kalkılamayacak kadar ağırdır.

Başta devlet denetleme Kurulu ve Sayıştay olmak üzere devletin tüm kurum ve kuruluşlarında “denetim etkinleştirilmeli-güçlendirilmelidir.

Özelimize gelecek olursak,  Eğitimin güvencesi, eğitim sisteminin sigortası olan  MEB’de  denetim, sistem ve işleyiş olarak rayına oturmuş değildir.

Son yıllarda reform niyetli girişimler yapıldı, yasalar çıkarıldı. Lakin  istenilen yani olması gereken şekilde düzenlenemedi.

Denetim birimleri şeklen  birleştirildi ama işleyiş olarak değil. Doğru hazırlanan yasa tasarıları, tasarı güzergahlarında bozuldu. Kişisel görüş ve kaprislere maruz kalan doğru tasarılar maalesef tarihi hatalara sebebiyet verecek yanlış tasarılar olarak ortaya çıktı.

Kimdi bu eğitim adına ülke adına doğru hazırlanan yasa tasarılarını engelleyenler-bozanlar. O gün göremedigimiz sinsi hain engelleyicileri bugun belki daha rahat gorebiliyoruz.

Bunlar denetim, hele hele etkin denetim islerine gelmeyen Milli Eğitim Bakanlığına sızmış sinsi hainlermiş meğer.

Bununla da yetinilmedi.

Denetim elemanlarını topluca başka bir göreve nakledecek yasa tasarısı hazırlanarak TBMM’ye sunuldu

Kariyer  Meslek Mensubu müfettişlerimiz böyle bir niteliği olmayan memurluk sınıfına alınarak bir meslek mensupları yok edilmek  istenildi.

Sendikamızın tarihi mücadelesi ve yoğun çabalarıyla müfettişlik mesleğinin yok edilmemesi sağlanmışsa da  (şimdilik) ertelenen yanlış tasarı halen TBMM’de beklemektedir.

Artık günübirlik, kişisel hissi girişimlerden vazgeçilerek, akılcı, ülke gerçeklerine uygun, bilimsel ve çağdaş bir denetim yapısı ve işleyişi için harekete geçilmelidir.

Denetimle ilgili gerçekçi politika ve hedeflere oluşturacak somut adımları içeren kanunlar, mesleğin saygınlığını ve itibarını koruyucu düzenlemeler yapılmalıdır.

Bunun için de eğitimcilerimizin, akademisyenlerimizin, uygulayıcıların sekiz yıldır aralıksız sürdürdükleri kongrelerde ortaya çıkan görüş ve düşünceler esas almak yeterli  olacaktır.

Hedefi en iyiyi, en güzeli ve en doğruyu aramak olan Kongremize katılan ve katkı sağlayan tüm eğitim sevdalılarına teşekkür ediyorum.

Gelecek yıl  bir başka üniversitemizde birlikte düzenleyeceğimiz kongremizde tekrar buluşmak üzere Sevgi ve saygılarımı sunuyor, Kongremizin başarılı geçmesini diliyorum” Dedi.

 



Yukarı Geri Ana Sayfa