• TEFTİŞ SİSTEMİNİN NUR TOPU GİBİ BİR SORUNU (MU) OLDU
    TEFTİŞ SİSTEMİNİN NUR TOPU GİBİ BİR SORUNU (MU) OLDU
  • BAKANLIK MAARİF MÛFETTİŞİ ATAMALARI İPTAL
    BAKANLIK MAARİF MÛFETTİŞİ ATAMALARI İPTAL
  • 16. İL TEMSİLCİLER KURULU TOPLANDI
    16. İL TEMSİLCİLER KURULU TOPLANDI
  • XI. Uluslararası Eğitim Denetim Kongre Programı Yayınlandı
    XI. Uluslararası Eğitim Denetim Kongre Programı Yayınlandı
  • MEB den MÜFETTİŞLİK ATAMALARININ İPTALİNİ İSTEDİK
    MEB den MÜFETTİŞLİK ATAMALARININ İPTALİNİ İSTEDİK
  • BAKANLIK MAARİF MÜFETTİŞİ MÜLAKAT VE ATAMALARI İPTAL EDİLDİ
    BAKANLIK MAARİF MÜFETTİŞİ MÜLAKAT VE ATAMALARI İPTAL EDİLDİ
  • Dünya Emekçi Kadınlar Gününü Kutlarız
    Dünya Emekçi Kadınlar Gününü Kutlarız
  • MEB BakanYardımcısı Sayın İbrahim ER’e Ziyaret
    MEB BakanYardımcısı Sayın İbrahim ER’e Ziyaret
  • Basında TEM-SEN
    Basında TEM-SEN
  • Sayın Erkan AKÇAY’ı Ziyaret Ettik
    Sayın Erkan AKÇAY’ı Ziyaret Ettik
652 SAYILI KHK TEFTİŞİN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE İLGİLİ BEKLENTİLERİMİZİ KARŞILAMAMIŞTIR.

 

14 Eylül 2011 Tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 652 sayılı “Millî Eğitim Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname” ile getirilen değişikliklerin Milli Eğitim yapılanmasında fevkalade önemli sonuçları olacaktır. İşlevselliğini yitirmiş birimlerin ortadan kaldırılması ve aynı işi yapan birimlerin birleştirilmesi ile uzun zamandır taşınan hantal yapı ortadan kaldırılmış, daha dinamik bir yapı oluşturulmuştur.

MEB Teftiş Yapısına bakıldığında;

Bakanlık Müfettişlerinin isimleri Eğitim Denetçisi, Eğitim Müfettişlerinin isimleri Eğitim Denetmeni olarak değiştirilmiş, görev alanları da ayrı ayrı belirlenmiştir. İl Eğitim Denetmenlerinin görev alanları; “İl düzeyinde bulunan her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumları ile il ve ilçe millî eğitim müdürlüklerinin rehberlik, işbaşında yetiştirme, denetim, değerlendirme, inceleme, araştırma ve soruşturma hizmetlerini yürütülmesi ”şeklinde genişletilmiştir.

Okulöncesi, İlköğretim ve Ortaöğretim kurumlarının rehberlik, işbaşında yetiştirme, denetim, değerlendirme, inceleme, araştırma ve soruşturma hizmetlerinin yürütülmesi görevlerinin  bir denetim birimine verilmesi eğitimde bütünlüğün sağlanması ve devamlılığı bakımından isabetli olmuştur. İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerinin de aynı denetim biriminin görev alanı içinde yer alması, yerindelik ve ekonomiklik bakımından  olumlu bir gelişme olmuştur.  Bu düzenlemeyle il düzeyinde işlerin zamanında, yerinde ve koordineli  olarak yapılması mümkün olacaktır.

Kanun Hükmünde Kararnamenin bütün bu olumlu yönlerine rağmen, MEB Denetim Yapılanmasında kamuoyunca beklenen gelişme maalesef olmamıştır. Şura kararları, daha önce Milli Eğitim Bakanlığı yapmış siyasetçilerce hazırlanan tasarılar, TBMM Araştırma Komisyon Raporları, Eğitim Bilimcilerin ve sivil toplum kuruluşlarının görüşleri dikkate alınmış olsaydı, daha rasyonel, objektif verimli ve ekonomik bir denetim modeli ortaya çıkabilirdi. Merkezde Milli Eğitim Denetçileri, İllerde İl Eğitim Denetmenleri şeklindeki yapılanma yerine Maliye Bakanlığında ve Gümrük Bakanlığında olduğu gibi bir yapılanmayla denetim birimleri tek çatı altında bir araya getirilerek denetimde birliğin sağlanması gerçekleştirilebilirdi.  Eğitim Müfettişliği adı altında merkeze bağlı olarak yurt düzeyinde belirlenecek yaklaşık 15 Çalışma Merkezinde her branştan denetim elamanı yanında değişlik alanlarda uzmanlaşmış, ekiplerden oluşan rehberlik, denetim ve soruşturma grupları ile gerçek anlamda bilimsel rehberlik ve denetim görevi yapılabilirdi.

Bakanlık Merkez teşkilatında değişik branşlarda, aralarında iktisat hukuk mezunlarının da bulunduğu deneyimli yaklaşık 300 kişiden oluşan Eğitim Denetçilerinin merkezde istihdamı yerine alanda değerlendirilmesinin daha yararlı olacağı muhakkaktır. Denetim açısından daha nitelikli kaliteli hizmet sunulabilmesi, örneğin müzik branşından olan bir denetim elemanının fizik branşında rehberlik ve denetim yapma zorunluluğunda kalmaması için Milli Eğitim Denetçileri ile İl Eğitim Denetmenlerinin alanda birlikte hizmet etmeleri yararlı olacaktır. Alanında branşlaşma ve uzmanlaşmanın sağlanması, alanda yapılan rehberlik ve denetimde kaliteyi artırmak, taraflarda iş doyumunu sağlamak için bu konunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği inancındayız.

 Yaklaşık bir yıl önce Türkiye Büyük Millet Meclisindeki tüm partilerin ve  sivil toplum kuruluşlarının desteğiyle çıkarılan 5984 sayılı kanunla “Eğitim Müfettişliği” unvanı kabul edilmiş ve  kamuoyunca da benimsenmiştir. Eğitim Müfettişi unvanı yerine getirilen    İl Eğitim Denetmeni unvanı kamuoyunda kabul görmemiştir, camiamızda olumsuz motivasyona sebebiyet vermiştir. Denetçi-Denetmen ayrımı yapılmadan, Kanunla verilen “Eğitim Müfettişliği” unvanı altında denetim birimlerinin merkeze bağlı tek bir çatı altında birleştirilerek  yeniden bir yapılanmaya gidilseydi  geçmişte yaşanan çok başlılık, huzursuzluk, statü ve özlük haklarındaki eşitsizlikle ilgili rahatsızlıklar giderilmiş ve denetim alanında beklenen performans ve çalışma barışı sağlanmış olurdu.

Bu günkü yapılanmada, Milli Eğitim Denetçilerine makam tazminatı da dahil her türlü tazminat ve fazla çalışma ücreti verilirken,  illerde en zor ve hacimli görevi üstlenmiş, İl Eğitim Denetmenlerine bu özlük haklarının verilmeyişi adaletli olmamış, hakkaniyet ilkesiyle bağdaşmamıştır. Yılda ortalama olarak sadece bir veya iki soruşturma yapan Milli Eğitim Denetçilerine fazla çalışma ücreti verilmesi düşünülürken,  yılda ortalama 38 soruşturma yapan İl Eğitim Denetmenlerine fazla çalışma ücreti verilmemesi gözden mi kaçtı diye düşünüyoruz. Aynı işi daha zor ortamlarda daha yüklü sayıda gerçekleştiren İl Eğitim Denetmenlerinin mesleki performansını artıracak, motive edecek, onları verdikleri hizmetin önemine uygun bir hayat standardına çıkaracak adımların atılması gerekmektedir. Eşit işe eşit ücret ilkesinin uygulanması sorunu çözecektir.

Öte yandan mesleki alanda çalışmaların etkili verimli ve koordineli çalışmayı sağlamak amaçla kariyer basamaklandırma sistemi, tüm denetim birimlerinde uygulanırken, eğitim denetmenlerinde dikkate alınmamıştır. Oysa en geniş alanda hizmet veren il denetmenlerinde koordineyi sağlayacak baş denetmenlik büyük bir ihtiyaçtır.

ÖNERİ:MEB denetim sisteminin etkili verimli çalışması için;

MEB Denetim birimlerinin Eğitim Müfettişliği unvanı altında birleştirilerek,17. Milli Eğitim Şurasında alınan karar doğrultusunda,  yurt düzeyinde belirlenecek yaklaşık 15 Çalışma Merkezinde konuşlandırılarak istihdam edilmesi, müfettişlerin kendi arasında branş, uzmanlık ve ihtisaslaşarak etkili ve verimli çalışmasının sağlanması, özlük hakları arasındaki faklılıkların ortadan kaldırılması için yeniden düzenlemeye ihtiyaç vardır. Bu hususlar camiayı temsil eden bir sivil toplum kuruluşu olarak, alanda hizmet verenler adına talebimizdir.

                                       Mehmet PINARDAĞ

                                               Genel Başkan

 

 

 

 

 Not: Yazımız Başbakanlığa, Milli Eğitim Bakanlığı Bakanlık Makamına ,Müsteşarlık Makamına ve Strateji Geliştirme Başkanlığına gönderilmiştir.

 



Yukarı Geri Ana Sayfa