• 16. İL TEMSİLCİLER KURULU TOPLANDI
    16. İL TEMSİLCİLER KURULU TOPLANDI
  • XI. Uluslararası Eğitim Denetim Kongre Programı Yayınlandı
    XI. Uluslararası Eğitim Denetim Kongre Programı Yayınlandı
  • MEB den MÜFETTİŞLİK ATAMALARININ İPTALİNİ İSTEDİK
    MEB den MÜFETTİŞLİK ATAMALARININ İPTALİNİ İSTEDİK
  • BAKANLIK MAARİF MÜFETTİŞİ MÜLAKAT VE ATAMALARI İPTAL EDİLDİ
    BAKANLIK MAARİF MÜFETTİŞİ MÜLAKAT VE ATAMALARI İPTAL EDİLDİ
  • Dünya Emekçi Kadınlar Gününü Kutlarız
    Dünya Emekçi Kadınlar Gününü Kutlarız
  • MEB BakanYardımcısı Sayın İbrahim ER’e Ziyaret
    MEB BakanYardımcısı Sayın İbrahim ER’e Ziyaret
  • Basında TEM-SEN
    Basında TEM-SEN
  • Sayın Erkan AKÇAY’ı Ziyaret Ettik
    Sayın Erkan AKÇAY’ı Ziyaret Ettik
  • Talebimizi Cumhurbaşkanımıza İlettik.
    Talebimizi Cumhurbaşkanımıza İlettik.
  • Sayın Cemal TAŞAR’ı Ziyaret Ettik
    Sayın Cemal TAŞAR’ı Ziyaret Ettik
“Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Müfettişleri Başkanlıkları Yönetmeliği”nin iptali

 

DANIŞTAY İKİNCİ DAİRESİ BAŞKANLIĞINA

ANKARA

Dosya No: 2003/687 E.

Davacı       :   Alim BAŞARAN,

İlköğretim Müfettişi, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, İlköğretim Müfettişleri            Başkanlığı, Beşevler/ANKARA

Vekilleri    :   Av. Pınar Akgül — Av. Ahmet Akgül

Cihan Sok., No:  20/9      Sıhhiye/Ankara

Dayalı        :   Milli Eğitim Bakanlığı, Ankara

Konu          :   17.05.2005 günlü duruşmaya açıklamalarımın sunulmasıdır.

 

Dava, 13.8.1999 tarih ve 23785 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Müfettişleri Başkanlıkları Yönetmeliği”nin iptali istemiyle açılmıştır.

Anayasamızın 42 nci Maddesinde, “Eğitim ve Öğretim, Atatürk İlkeleri ve İnkılapları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz.” hükmü yer almıştır.

1739 Sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 56 ncı Maddesinde de “Eğitim ve öğretim hizmetinin, bu kanun hükümlerine göre Devlet adına yürütülmesinden, gözetim ve denetiminden Milli Eğitim Bakanlığı sorumludur.” denilmiştir.

Milli Eğitim Bakanlığı adına bu gözetim ve denetim görevi, 3797 Sayılı Milli Eğitim Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un 26, 27 ve 53. maddelerine göre Bakanlık Müfettişleriyle İlköğretim Müfettişleri tarafından yerine getirilmektedir. Anılan Kanun’un 26 ve 27 nci maddeleri hükümlerine göre Mili Eğitim Bakanlığı Merkez Teşkilatında “Teftiş Kurulu Başkanlığı”, 53 üncü maddesi hükmüne göre de, her il’de, milli eğiti müdürlükleri bünyesinde “İlköğretim Müfettişleri Başkanlıkları” oluşturulmuştur.

Bakanlık ve İlköğretim Müfettişleri, çalışma alanları içinde; rehberlik ve işbaşında yetiştirme, teftiş ve değerlendirme, inceleme ve soruşturma görevlerini yapmaktadırlar. Bu nedenle yaptıkları iş ve işlemler aynıdır. Nitekim, Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünce, Müsteşar Bener Cordan imzasıyla  Maliye Bakanlığına gönderilen 28 Aralık 1999 tarih ve 131187 sayılı yazıda da, bu durum kabul edilmiş ve,

“Her iki teftiş birimi için ayrı ayrı düzenlenmiş olan yönetmeliklerine bakıldığında verilen görevler bakımından fazla bir farklılığın bulunmadığı, Bakanlık Müfettişlerine verilmiş olan görevlerin  ilköğretim Müfettişlerine de verildiği anlaşılmaktadır. Diğer taraftan; 4359 sayılı yasanın 9 uncu maddesi ile 3797 Sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un 53 üncü maddesinde yapılan değişiklikle ilköğretim müfettiş yardımcılığına en az 4 yıllık  yüksek okul mezunu  öğretmenlerden yarışma sınavı ile alınmakta, 3 yıllık yetiştirme sonunda yeterlik sınavında başarılı olanlar ilköğretim müfettişliğine atanmaktadırlar. Böylelikle İlköğretim Müfettişliği  kariyer hizmet sınıfı haline gelmiştir.” Denildikten sonra,

“İlköğretim Müfettişlerine ödenen iş güçlüğü ve teminindeki  güçlük zammının Bakanlık Müfettişleriyle eşit düzeye getirilmesi için  Bakanlar Kurulu Kararı eki  1 Sayılı  cetvelin (A) Genel İdare Hizmetleri Bölümünün Not:2 (a) ve (b) sıralarında gerekli düzenlemenin yapılması” istenmiştir..(Ek: 1)

 

Gerek Bakanlık müfettişlerinin,  gerekse ilköğretim müfettişlerinin, mesleğe alınma, yetiştirilme ve asıl kadrolara atanmalarında da genelde bir farklılıkları bulunmamaktır. Her ikisi de, en az dört yıllık yüksek öğrenim gören öğretmenler arasından mesleğe yarışma sınavı ile alınmakta, müfettiş yardımcılığında üç yıllık yetişme döneminden sonra yeterlik sınavı ile asıl kadrolara atannıaktadırlar. Bu koşullar, Bakanlık Müfettişleri için tüzükle, İlköğretim Müfettişleri için ise, 4359 Sayılı Kanunla düzenlenmiştir. Ayrıca, İlköğretim Müfettiş Yardımcılığı için, Eğitim Fakültelerinin Eğitim Yönetimi, Teftişi ve Planlaması Bölümünden mezun olma bir koşulken, Bakanlık Müfettiş yardımcılığı için teftişle ilgili bir alanda hizmet öncesi eğitim görmüş olma koşulu bulunmamaktadır.

Türk Milli Eğitim Sisteminde Teftiş Alt Sisteminin, Bakanlık ve İlköğretim Müfettişliği olmak üzere ikili biçimde örgütlenmiş olması;

1. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 123 üncü maddesinde yer alan, “İdare, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür.” Hükmüne,

2. 3046 Sayılı “Bakanlıkların Kuruluş ve Görev Esaslar Hakkında Kanun”un: 3 üncü maddesinde belirtilen;

“İdare, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür. Teşkilatlanmada görev ve yetkilerin tespitinde bu bütünlük bozulamaz.” ilkesine aykırı düşmektedir.

Aynı Kanunun, 12 nci maddesinde, Teftiş Kurulu Başkanlığının, Bakanlık Merkez Teşkilatındaki “Danışma ve Denetim Birimleri” arasında yer alacağı,

15/e maddesinde de; “Bakanlıkların taşra teşkilatı il kuruluşlarının;

*Vali,

*İl Müdürlüğü,

*Şube Müdürlüğü,

*Şeflik

*Memurluk

birimlerden meydana geleceği” öngörülmüş, bakanlıkların il teşkilatı kuruluşlarında denetim birimlerine yer verilmemiştir. Zaten Milli Eğitim Bakanlığı dışındaki bakanlıkların taşra teşkilatlarında “danışma ve denetim birimi”  bulunmamaktadır.

İl’lerde, milli eğitim müdürlükleri bünyesinde “İlköğretim Müfettişleri Başkanlıkları” adı altında “denetim birimi’ oluşturulması, salt Anayasaya ve 3046 Sayılı Temel Yasaya aykırı olmakla kalmayıp, kamu yararı gerekleri ile bağdaşmayan pek çok sorunun da yaratmaktadır. Bu  sorunların başlıcalarını şöyle sıralamak olanaklıdır:

1. Emeğin, zamanın ve paranın boşa harcanmasına, dolayısıyla kamu zararına yol açmaktadır.: Teftiş hizmetleri bir uzmanlık hizmetidir. Ayrı birimlerde, aynı uzmanlık hizmetlerinin gerçekleştirilmesi  zor olduğu gibi, emek, zaman ve para kaybına da neden olmaktadır. Bir hizmetin yerine getirilmesi için iki kez emek, zaman ve para harcanmaktadır. Bu da hem bilimsel, yasal ve yönetsel mantığa aykırı düşmekte, hem de, kamu zararına yol açmaktadır.

2. Sorumluluk binişmesine yol açmaktadır: İkili yapılanma, teftiş hizmetlerini yerine getiren kişi ve birimler arasında eşgüdümü zorlaştırmakta, iki birim arasında tekrarlara, birbirinin görev alanlarına girişlere, çatışmalara yol açmaktadır.

3. Müfettişi, kendi sicil, disiplin ve idarî amirini  denetler duruma getirmektedir:

Eğitimin denetimi, eğitim yönetiminin bir işlevi, bir öğesi, bir alt dizgesi olduğundan,. eğitimin denetimini amaçlayan birim ya da birimlerin de,  eğitim yönetiminin bütünlüğü içinde düşünülmesi gerekir. Eğitim yönetiminin en yetkili organı kuşkusuz, denetim birimlerine de egemen olur ve bu birimleri kendisine bağlar. Dolayısıyla eğitimin denetimiyle görevlendirilen birimlerin eğitim yönetiminin örgütsel yapısı içindeki yeri, bu yapının tepesindeki “erk”ten sonra gelir. Denetim birimleri doğrudan “erk”e bağlıdır. Çünkü, denetlenecek olan, söz konusu “erk”e bağlı tüm yönetim birimlerini içerir. Eğitim kurumlarının denetimi de kuşkusuz bu alan içindedir.

Denetim birimlerinin, yetkileri azaltılmış yönetim birimlerine (il milli eğitim müdürlükleri gibi) bağlanması, “yönetimin denetimi”nden beklenen yararlarını da sınırlandırır. Kendisine bağlı denetim birimleri bulunan alt yönetim birimlerinin uygulamalarını denetim dışına çıkarır. Bu da, denetlenen alanın daraltılması anlamına gelir.

Bugünkü mevzuata göre, doğrudan Bakana bağlı olan Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulunun . eğitim yönetiminin örgütsel yapısı içindeki yeri yukarıdaki önermeye uygun düşmekte iken,  ilköğretim müfettişlerinin ise, İl Milli Eğitim Müdürlüğü gibi yetkileri azaltılmış   yönetim birimlerine  bağlı olması nedeniyle, önermeye ters düştüğü açıktır. Çünkü, kendilerinin sicil, disiplin ve idarî (yönetsel)  amiri olan (Ek: 2, 3)   il milli eğitim müdürlerinin iş ve işlemlerini denetlemektedirler. Bu durum, hem müfettişi, kendi sicil, disiplin ve idarî amirini, vali adına denetler duruma getirmekte, hem de, yapılan teftişin tarafsızlık  ve inandırıcılığının zedelenmesine  neden olmaktadır.

4. Görev yerlerinin, bir il’le sınırlandırılmış olması, – özellikle küçük illerde- ilköğretim müfettişlerinin, giderek mahallileşmelerine, objektif görev yapamaz duruma gelmelerine neden olmaktadır.

5. “İlköğretim müfettişleri, “kalite denetimi yapan yegane denetim elemanıdırlar.” Oysa, her ilde, her branştan müfettiş bulundurulamadığından, branş öğretmenleri, kendi branşındaki müfettişçe yapılacak teftiş ve rehberlikten yoksun kalmakta, kalite denetimi de gereği gibi yapılamamaktadır..

6. Müfettişlere yapılan aylık, yolluk vb. ödemeler bakımından ilköğretim müfettişlerinin mağduriyetine yol açmaktadır: (Ek: 4. 5) Bakanlık müfettişleriyle ilköğretim müfettişlerinin görevleri, görev alanları ve mesleğe alınma koşulları aynı olduğu halde, ilköğretim müfettişlerine aylık ve diğer ödemeler, (Davalı Bakanlığın Maliye Bakanlığına gönderdiği yazıda da belirtildiği gibi…) müfettiş unvanlı diğer kamu denetim elemanlarına ödenenin yaklaşık  % 58’i kadar ödenmekte,  bu da, Anayasa’nın 10 uncu maddesindeki “eşitlik” ilkesiyle 55 inci maddesindeki “Ücrette adalet sağlanması” ilkesine aykırı düşmektedir.

Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Sisteminin yapılanmasındaki Anayasa ve 3046 sayılı yasaya aykırılıklarla birlikte yukarıda  sıralanan diğer sakıncalar, bazı Milli Eğitim Bakanları tarafından da fark edilmiş ve  bu iki denetim birimini bir çatı altında birleştirip bütünleştirmek amacıyla, biri 1995, diğeri de 2003 yılında olmak üzere iki kez Kanun Tasarı Taslağı hazırlanmışsa da, bu  bakanların görevden ayrılmalarından sonra yerlerine gelen yeni bakanlar tarafından çeşitli gerekçelerle  söz konusu taslaklar bakanlığın tozlu raflarına kaldırmıştır. (Ek:6, 7).

Yine, Türk Milli Eğitim Teftiş Sistemi, Milli Eğitim Bakanlığının en yüksek Danışma Organı olan Eğitim şuralarında da tartışılmış, 13 ve 14 üncü Milli Eğitim Şuralarında, “Bakanlık teftiş sisteminin yeniden ele alınarak  Bakanlık ve İlköğretim Müfettişliğinin bir çatı altında birleştirilmesi” yönünde   karar alınmış, ancak, Bakanlık bu kararı uygulamaya koymamıştır.. (Ek:8)

SONUÇ VE TALEP:

Türk Milli Eğitim Sisteminde teftiş hizmetlerinin, Bakanlık

Müfettişliği ve İlköğretim Müfettişliği olarak, biri merkezde, diğeri taşrada, iki ayrı birim halinde yapılandırılmış olması;

– Anayasamızın 123 üncü maddesindeki, “İdare, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür.” Hükmüne,

– 3046 Sayılı “Bakanlıkların Kuruluş ve Görev Esasları Hakkında Kanun”un: 3 üncü maddesinde geçen; “İdare, kuruluş ve görevleriyle bir bütündür. Teşkilatlanmada görev ve yetkilerin tespitinde bu bütünlük bozulamaz.” İlkesine,.

– Aynı Kanunun, 12 nci ve 15 inci maddelerinde öngörülen Bakanlık merkez ve taşra teşkilatları örgütlenmesine aykırı düştüğü gibi;

– Bu hizmetlerin fikir ve eylem birliği içinde gerçekleştirilmesine engel, bütünlükten yoksun bir biçimde sürdürülmesine,

– Emek, zaman ve kaynak israfına,

– İki teftiş birimi arasında çatışmaların çıkmasına;

– Verim düşüklüğüne,

– Görev ve yetki karmaşasına;

– Rehberlik ve denetim hizmetlerinin kalitesinin düşmesine,

– Birimlerden birinde yer alan ilköğretim müfettişlerinin, diğer birimdekilere göre daha az ücret almalarına ve mağdur olmalarına,

– İlköğretim Müfettişlerinin, sicil, disiplin ve idari amiri olan il milli eğitim müdürlerinin güdümüne girmelerine,

– Denetim sonuçlarına kuşku ile bakılmasına,,

– En önemlisi de, kamu zararına neden olduğundan,

08.10.2002 günlü Dava Dilekçemin, “Sonuç ve İstek” bölümündeki taleplerimin kabulünü ve mağduriyetimin önlenmesini saygılarımla arz ve talep ederim. 17.05.2005

Âlim BAŞARAN

DAVACI

EK:      1- M. E. B.nın, Maliye Bakanlığına gönderdiği  28.12.1998  tarih  13118  Sayılı yazı

2- Milli Eğitim Bakanlığı Sicil Amirleri Yönetmeliği

3- Milli Eğitim Bakanlığı Disiplin Amirleri Yönetmeliği

4- Bakanlık Müfettişi maaş bordrosu. sureti

5.  İlköğretim Müfettişi maaş bordrosu sureti

6.  1995 yılında hazırlanan kanun tasarı taslağı

7. 2003 yılında hazırlanan kanun tasarı taslağı

8. 14 ve 15 inci Milli Eğitim Şuraları kararları

 



Yukarı Geri Ana Sayfa