• 16. İL TEMSİLCİLER KURULU TOPLANDI
    16. İL TEMSİLCİLER KURULU TOPLANDI
  • XI. Uluslararası Eğitim Denetim Kongre Programı Yayınlandı
    XI. Uluslararası Eğitim Denetim Kongre Programı Yayınlandı
  • MEB den MÜFETTİŞLİK ATAMALARININ İPTALİNİ İSTEDİK
    MEB den MÜFETTİŞLİK ATAMALARININ İPTALİNİ İSTEDİK
  • BAKANLIK MAARİF MÜFETTİŞİ MÜLAKAT VE ATAMALARI İPTAL EDİLDİ
    BAKANLIK MAARİF MÜFETTİŞİ MÜLAKAT VE ATAMALARI İPTAL EDİLDİ
  • Dünya Emekçi Kadınlar Gününü Kutlarız
    Dünya Emekçi Kadınlar Gününü Kutlarız
  • MEB BakanYardımcısı Sayın İbrahim ER’e Ziyaret
    MEB BakanYardımcısı Sayın İbrahim ER’e Ziyaret
  • Basında TEM-SEN
    Basında TEM-SEN
  • Sayın Erkan AKÇAY’ı Ziyaret Ettik
    Sayın Erkan AKÇAY’ı Ziyaret Ettik
  • Talebimizi Cumhurbaşkanımıza İlettik.
    Talebimizi Cumhurbaşkanımıza İlettik.
  • Sayın Cemal TAŞAR’ı Ziyaret Ettik
    Sayın Cemal TAŞAR’ı Ziyaret Ettik
“ MAARİF MÜFETTİŞİ TÜRETİLMEZ, YETİŞİR, YETİŞTİRİLİR! ”

Türkiye Büyük Millet Meclisinde 405 sıra sayılı Millî Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısının 14. Maddesi görüşülürken verilen önerge ile
405 sıra sayılı Kanun Tasarısının 14 üncü maddesiyle 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen GEÇİCİ MADDE 11’in birinci fıkrasının (a) bendi ile ikinci fıkrasının ilk cümlesinin değiştirilmesi ve birinci cümleden sonra gelmek üzere ikinci cümle eklenerek madde numarasının GEÇİCİ MADDE 12 olarak düzeltilmesi istenilmiş ve
Sözü edilen değişiklik ve eklemelerde, özü itibariyle “… Bakanlık teşkilatında şube müdürü ve üstü kadrolarda fiilen çalışanlar ve milli eğitim uzmanı ile milli eğitim uzman yardımcılarından yönetmelikte belirlenen yabancı dil ve tez şartını karşılayanlar arasından yapılacak mülakatta başarılı olanlar, 9/3/2016 tarihli ve 6682 sayılı 2016 Yılı Merkez Yönetim Bütçe Kanunu ile belirlenen atama sayı sınırlarına tabi tutulmaksızın Bakan Onayı ile Bakanlık Maarif Müfettişi olarak atanabilir.” denilmiş ve “Bakanlık teşkilatında halen şube müdürü ve üstü kadrolarda çalışanlar ile milli eğitim uzmanı ve milli eğitim uzman yardımcıları arasında yapılacak atamaların sayısı, ihdas edilen Bakanlık Maarif Müfettişi kadro sayısının yüzde beşini geçemez.” denilmiştir.
Önergenin kabul edilmesi ile yapılan bu yeni düzenleme, öncelikle Maarif Müfettişliği Mesleğinin kariyer bir meslek olduğu hususunu, Maarif Müfettişliği unvan ve görevini edinmek için uzun bir eğitim / tecrübe döneminden geçilmesi gerektiği hususunu yok saymakta, ihmal etmektedir. Belirli bir yetişme, olgunlaşma, tecrübe kazanma dönemini öngörmeyen ve fakat yalnızca belirli görevde bulunanların niteliği bilinemeyen bir mülakat üzerinden Maarif Müfettişi olarak atamalarının yapılması kariyer mesleği olan Maarif Müfettişliği mesleğinin niteliğinin, yasal düzenlemelerle varlık sebebini oluşturan sebebin ortadan kaldırılmasına yol açacaktır.
Teftiş hizmetlerinin gerektirdiği bilgi, beceri ve alışkanlıkları kazanmak, şube müdürlüğü ve üstü görevlerde yer aldıktan sonra yapılacak bir mülakat ile sağlanacak bir nitelik değildir.
Düzenlemede yer verilen bu yol ile atanacak Maarif Müfettişlerinin sayısını “yüzde beşini geçemez” olarak belirlemek dahi, teklif edilen yöntem ile Müfettiş olarak atanmanın sakıncalı bir yol olduğunun açık göstergesi sayılmalıdır.
Şube müdürlüğü ve üstü yönetim görevlerinin “görev tanımları”na bakıldığında, bu tanımlar içinde doğrudan doğruya uzmanlaşılması gereken teftiş alanı ile ilgili hususlar yer almamakta; yer aldığı varsayılsa bile sözü edilen “görev tanımları”nın teftiş hizmet ve görevini yapılacak bir mülakat sonrasında yürütmek için yeterli olmadığı açıkça görülmektedir.
Hâlihazırda Maarif Müfettişi olarak görevini yürüten kariyer meslek mensupları yok edilmeye ,tasfiye edilmeye çalışılırken , yürüttüğü görevi Teftiş hizmeti olmayan görev alanlarından, Maarif Müfettişi (t)üretilmesi kamu yararına ve hizmet gereklerine, yasa vazetme sebebine uygun değildir. Nitekim bu husus
“… Kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevleri yürüten Devlet memurlarının hukuki rejimi çağdaş personel hukukuna uygun olarak sınıflandırma, kariyer ve liyakat esaslarına dayanmaktadır. Devlet memurları, görevlerinin gerektirdiği niteliklere ve mesleklerine göre sınıflara ayrılmakta, kariyerlerine, yürüttükleri hizmet için gerekli bilgilerine ve yetişme şartlarına uygun biçimde, sınıflarında en yüksek derecelere kadar ilerleme imkânı sağlamaktadır. Kamu hizmetlerine alınmada ve görevde yükselmede ise kamu personelinin nitelikleri, başarıları, işe bağlılıkları gibi liyakat ölçütleri dikkate alınmaktadır. (…)” (AYM, E:2006/111, K:2006/112, 15.12.2006 T., R.G.: 30.12.2006/26392, Mükerrer) olarak ve
“… Meslek içinde yükselmelerde liyakat ilkesinin yeterince göz önünde bulundurulmaması genç kuşaklarda kolay değer yargılarının yayılmasına, meslek ahlakı ve yönetimin bozulmasına yol açmakta olduğu toplumda bilinen bir gerçekliktir. (Üçüncü Beş Yıllık Kalkınma Planı s.91 ) (…)” (D.İ.D.D.G.K., E:1999/56, K:1999/803, 25.06.1999 T.) olarak değerlendirilmiştir.
“…Yeniden yapılandırma, departmanlar veya organizasyonel birimler yerine temel iş süreçleri üzerine odaklanır. (…)” (Dr. Michael Hammer- James Champy).
Teftiş hizmeti sürecinde uzmanlaşmış, yıllarca bu teftiş hizmeti üzerinde çalışmış, bu yolda gerekli bilgi, beceri ve tecrübe edinmiş kadrolar yerine, teftiş hizmeti dışında bir alandan teftiş kadrosu (t)üretmek ergonomik bir yol ve yöntem değildir.
Kabul edilemez bu düzenlemenin acilen geri çekilmesini talep ediyoruz.



Yukarı Geri Ana Sayfa